TMMOB Çevre Mühendisleri Odası
Ankara Şubesi
5. Dönem Çalışma Programı (2008-2010)
Toplumcu Mühendisler
Merhaba!
Çağdaş yaşam için Çevre Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu üyeliğine Toplumcu Mühendisler grubu olarak aday oluyoruz.
Bildiğiniz üzere, ÇMO Ankara Şubesi 4. Olağan Genel Kurulu’nda “Toplumcu Mühendisler” olarak aday olmuş ve 2006 – 2008 yılları çalışma dönemi için ÇMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu’nu oluşturmuştuk.
İki yıllık süre zarfında üyelerimizin ve dost kuruluşların da destekleri ile mesleki ve toplumsal alanda etkin çalışmalar yürüttük. Önümüzdeki dönemde de; yarattığımız toplumcu, dayanışmacı ve kolektif kültürü, 4. Dönem içerisinde edindiğimiz deneyimlerle yoğurarak daha güçlü bir şube yönetimi oluşturmak ve birikimlerimizi Şubemizin 5. Çalışma Dönemi’ne taşımak istiyoruz.
2006 – 2008 Anahtar Kelimeler: Kutuplaşma, Fakirleşme, İşsizlik, Zam, Kirlilik, Sömürgeleşme, Rantsal Dönüşüm, Savaş…
2000’li yıllar kimilerine göre yeni bir bin yılın umutlu bir başlangıcı olacaktı, kimilerine göre ise yok oluşun hızlanışı…
2006 – 2008 dönemi ne yazık ki ikinci görüşün egemenliğinin ipuçlarını sağladı.
ABD’nin Irak’a fütursuzca başlayan saldırısı; binlerce insanın ölmesine, sakat kalmasına, manevi dünyalarının çökmesine ve doğanın yoğun bir biçimde kirlenmesine neden olmuştur. Tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleşen olaylar yeni binyıldaki politik süreci de doğrudan etkileyecektir. Öyle ki, bu kirli savaşın olumsuz etkileri ülkemizde gerek politik gerekse ekonomik olarak karşılığını bulmuştur. Ülkemizdeki terör olaylarının artması, vergilerimizin sağlık, eğitim gibi alanlara aktarılmak yerine silaha ve rant çevrelerine aktarılması, halklar arasındaki kardeşliğin sekteye uğratılmaya çalışılması, ırkçılığın, gericiliğin toplum üzerindeki etkilerinin kayda değer hale gelmesi ve hiç kuşkusuz kutuplaşmaların yoğunlaşması ülkemizin 2 yıllık dönemde girdiği toplumsal bunalımın göstergeleri arasındadır.
Ülkemizde son dönemde, özellikle sanayi bölgelerinde ciddi çevresel sorunlar boy göstermiştir. Kocaeli’ndeki hava kirliliği ve kanser vakaları, Tekirdağ’ın yerüstü ve yeraltı sularındaki kirlilik, Bodrum’da yaşanan balık ölümleri, Ankara’nın yeraltı ve yer üstü sularındaki kirlilik, denizlerimizde yaşanan tanker kazaları, nükleer santral lobilerinin yoğun baskıları ve siyasi iradenin nükleer santrallerin kurulması yönündeki ısrarı, toplumun ilgili taraflarının tartışmasına açılmadan apar topar çıkartılan Çevre Kanunu’nun yetersizliği ve işlevsizliği nedeniyle doğanın geri dönüşü olmayan bir kirlilik yükü ile karşılaşmasının önüne geçilememesi sadece sorunlardan bir kaçıdır.
Bu noktada hatırlatmak gerekir ki, mesleğimizin geleceği için çaba harcamak geleceğin mesleğine sahip olmamızı sağlayacaktır. Bunun diğer bir anlamı ise, çevresel sorunların çözümünde bilim ve teknik birikime sahip mesleğimizin, Odamızda örgütlenmesi ile siyasal yaşama müdahalesinin artması dolayısıyla çevresel sorunların çözümünde adım atılmasıdır.
Herkes Bebek Doğar!
Cumhurbaşkanlığı krizi, milliyetçi-şoven dalganın yükselişi, ABD’nin politik alana etkileri ve askerin sivil alana müdahale çabaları gibi nedenler, 22 Temmuz 2007 Genel Seçimleri’nin erken tarihe alınmasına ve yine toplum içerisinde ayrılıkların derinleşmesine sebep olmuştur.
Gerginleşen ülke siyaseti, darbe çığırtkanları ve gerici güruhlar arasındaki çekişmeye sahne olmuş, ciddi ekonomik ve sosyal problemleri olan halkımız kendi sorunlarını tartışmak ve sorunlarına çözüm üretmek yerine ırkçı ve gerici söylemlerle uyuşturulmuştur. 2007 seçimleri ile gerici ve “kendine” liberal kadrolar tekrar ülke iktidarına gelmiş, uluslararası tekellerin ve fonların da desteği ile neo-liberal sömürgeleştirme politikalarının uygulanmasına hız vermişlerdir.
Bu süreçte gerici yaklaşım halkımızın dini duygularını kullanmış, toplum arasında dinci-laik ayrımını körükleyerek asıl sorunları göz ardı ettirmiştir. Bunun en büyük örneği; ülke gündemine ne hikmetse zamların yapıldığı, ekonomik bunalımların yaşandığı ve kimi hayati kanun tasarılarının tartışıldığı günlerde getirilen “türban” dır. Mikrofonların açık kalması ile maskelerin yerlerden toplanmaya çalışılması ve YÖK Başkanı’nın yapmış olduğu açıklamalar bilimin, demokrasinin ve özgürlüğün buluşma merkezi olması gerektiğine inandığımız üniversitelerin ne gibi sorunlara gebe olacağını ortaya koymuştur. Paralı eğitimin kutsanması ve üzerindeki tartışmaların henüz tükenmediği türbanın serbestliği için anayasa değişikliklerinin gündeme gelmesi zaten ciddi sıkıntılar yaşayan üniversitelerimizin gelecekteki eğitim kalitesi ve etkinliği ile ilgili bizleri şüpheye düşürmektedir.
Terör olayları, Hrant Dink’in öldürülmesi, Malatya katliamı ve Trabzon’da öldürülen rahip, 2 yıllık süreçte ülkemiz üzerinde oynanmaya çalışılan çirkin oyunların en büyük göstergeleridir. İnsan yaşamının her geçen gün değersizleştiği ülkemizde farklılıklara tahammülün sınırları gittikçe daraltılmaktadır. Irkçı-şöven zihniyetin öncüleri, kendi siyasi ve ekonomik rantlarını sağlarken tıpkı gerici yaklaşımda olduğu gibi halkın asıl problemlerini göz ardı ettirmeye çalışmıştır.
Biz; toplumcu mühendisler olarak, her insanın bebek doğduğunu hatırlatarak savaşsız ve sömürüsüz bir dünyanın mümkün olduğunu, bunun da üyelerimiz ve halkımız ile sağlanabileceğine inanıyoruz. Gerici veya ırkçı yaklaşımlardan uzak durularak, hakça paylaşan, özgür, katılımcı, ekonomik olarak güçlü bir ülkenin yaratılmasında her alanda emek harcanması gerektiğini düşünüyoruz ve tekrar vurguluyoruz; “Yaşasın Halkların Kardeşliği!”
Değerlerini yitiren ve kendisini “tükeniş merkezleri”ne hapseden Ankara…
2008 – 2010 yılını kapsayan Şubemizin 5. döneminde, gerçekleşecek önemli gündemlerden birisi yerel yönetim seçimleri olacaktır. Yerelleşme politikalarını neo-liberal eksende yürüten siyasi iktidarın son yıllarda yaptığı düzenlemeler ile rantın eline teslim edilen kentler, egemen siyasetlerin yönetiminde yoksunlaşmakta, betonlaşmakta ve yoksul kitleler yaratarak adeta gettolara dönüştürülmektedir. Kendisine yeni kar alanları yaratmaya çalışan neo-liberal politikalar son zamanlarda “kentsel dönüşüm” çalışmalarını keşfetmiş ve özellikle Ankara’da bu çalışmalar yoğunlaşmıştır. Dikmen, Havalimanı Yolu, Ulus ve son olarak dünyanın en büyük kentsel dönüşüm projesi olarak adlandırılan Mamak kentsel dönüşüm projeleri Ankara’nın değerlerinin yok olması, kentin değişim değerinin ön plana çıkarılması, yoksul halk kitlelerinin daha da ezilmesi ve kent merkezlerinden uzaklaştırılması gibi problemleri bağrında barındırmaktadır.
Bunun yanında, atık sorunu, Ankara Çayı, Mogan ve Eymir Gölleri’nde yaşanan kirlilik, plansız kentleşmenin ve katlı kavşaklarla bireysel araba kullanımının teşvik edilmesi nedeniyle artan hava kirliliği, metro inşaatının yıllardır bitirilmemesi, Ankaralıların sosyal alanlarının yok edilerek alışveriş merkezlerine sıkıştırılması, aylarca süren plansız - programsız inşaat çalışmaları nedeniyle ulaşımın sekteye uğraması, her yağışta altyapı sorunlarının yaşanması ve en önemlisi yaşam için gerekli olan su ihtiyacının Belediye tarafından çalışma yapılmadığı için karşılanamaması nedeniyle yaşanan sorunlar geçmiş dönemde olduğu gibi bu dönemde de Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in uygulamaları nedeniyle süreceğe benzemektedir.
Yukarda bahsettiğimiz sorunların yanında, Ankaralıların yaşam alanlarının yok edildiği, halkın sanattan, edebiyattan, öz yaşam kültüründen koparılarak tüketime dayanan bir yaşam tarzı ile mayalandığı ve tektipleştirilmeye çalışıldığı bir dönemde, büyük ve bütünleşik bir mücadeleye her zamankinden daha çok ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Tam da bu noktada önümüzdeki yerel seçimlerde toplumcu mühendisler olarak halktan yana tavır alan tüm kesimlerle bir arada olup, inancın yarattığı umudu eylemselleştirerek geleceği kurgulamak için çaba harcayacağımızı bir kez daha vurguluyoruz.
Çalışma İlkelerimiz
Siyasi iktidarın her alana hakim olma çabası ile farklılıkların yok edilmeye çalışılması, son günlerde Sendikalara ve Odalara hakim olunma hedefiyle ete kemiğe bürünmüştür. Halktan, özgürlüklerden yana olan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği de aynı saldırı ile karşı karşıyadır. Saldırılar kimi zaman TMMOB Kanunu’nda düzenlemelerin yapılmaya çalışılması kimi zaman ise Odaların şube ve merkez genel kurullarına müdahale edilmeye çalışılması ile somutlaşmaktadır. Bu müdahalelere karşı Şube Yönetim Kurulu olarak öncelikle kendi birimimizde en iyi şekilde örgütlenmeye ve toplumcu fikirlerimizi üyelerimiz içerisinde tartıştırarak yaygınlaştırmaya çalışılacaktır. Yarattığımız değerler, örgütlenmeler ve bilgiler ile Oda organlarını besleyerek örgütümüzün toplumumuz ve mesleğimiz için daha verimli adımlar atmasına destek olunacaktır. Odamızın diğer birimleri ile yarattığımız dayanışma kültürünün sürdürülmesi ve daha da geliştirilmesi için Oda birimleri ile olan ilişkilerimiz güçlendirilecek ve Oda örgütlülüğünün bütünlüğü perçinlenecektir. Bunun yanında gerek TMMOB Ankara İKK çalışmaları ile gerekse Oda organlarına sağladığımız destekle TMMOB ortamlarının daha da özgürleşmesi ve özgünleşmesi dolayısıyla işlevselliğinin arttırılması için çaba harcanacaktır. Ve örgütlülüklerimiz, halkımız ve mesleğimiz için hiçbir zaman gerici ve şöven-milliyetçi yaklaşımların egemenliğine teslim edilmeyecektir!
Mesleki sorunlarda yine Oda Yönetim Kurulu’nu besleyen çalışmalar yapılacak, yerel ve ulusal ölçekte çevre sorunları ve meslek alanımızda ilgili tüm olaylara ve düzenlemelere müdahil olunmaya çalışılacaktır. Bunun yanında, üyelerimizin kamuda ve özel sektörde karşılaştıkları sorunları kendisine dert edinen, özlük hakları ve istihdam konularında mücadelesini üyelerinden gelen destekle sürdüren bir yaklaşım tarzı benimsenecektir.
Kent sorunlarına bakış açımızda toplumcu perspektifimiz devam edecektir. Ankara üzerindeki rant politikalarına karşı gerek Şube olarak gerekse çeşitli platformlarda mücadele vermeye devam ederek kentimizin daha yaşanılabilir bir alan olması için kamuoyu bilgilendirilecektir. Bunun için ilk elde yoğunlaşılacak konu önümüzdeki dönem gerçekleşecek olan yerel yönetim seçimleridir.
Önceliğini topluma ve üyeye veren bir çalışma tarzıyla örgütlenmemiz geliştirilerek gelecek dönemlerde kendi dinamikleri ile hareket edebilen ve üyelerinin bikirim ve becerilerinden yararlanan daha güçlü bir Şubenin koşulları yaratılacaktır. Öyle ki, bu hedefle birlikte kendi mekanına sahip özgün bir biçimde ayakları üzerinde duran bir yapı oluşturulacaktır.
Bu dönem katılımcılığı ve örgütlenmeyi esas aldığımız, demokratik süreçleri sağlamlaştıran bir çalışma tarzını benimseyerek, komisyonlarımızın çalışmaları ile Ankara Şubesi üyelerimize ulaşacağız. Çevre Mühendislerinin mesleki yetkinliklerini ve toplumsal görünürlüklerini artırmak için, üyelerimizi sürekli eğitim yaklaşımı ile yeni teknolojiler ve yönetim sistemleri ile buluşturacağız. Bu noktada siz üyelerimizin de katılacağı komisyonlarımızın ve her komisyonun görev alanlarının aşağıdaki şekilde oluşturulmasını planlıyoruz;
Kent Komisyonu
- Kentimiz ile ilgili sorumlu idari yapıların yapmış olduğu çalışmaları ve planlamaları takip etmek ve Şube Yönetim Kurulu’nu bilgilendirmek
- Kentimiz ile ilgili yapılan çalışmalar hakkında kamuoyunu bilgilendirici raporlar hazırlamak, açıklamalar yapmak
- Kent sorunları ile ilgili oluşturulan ve Şubemizin destek verdiği platformlara katkı ve katılım sağlamak
- Kent ve kentsel çevre sorunları ile ilgili panel, söyleşi, sempozyum, piknik v.b. etkinlikleri düzenlemek
- Kent sorunları ile ilgili hukuki süreçleri takip etmek ve gerektiğinde hukuki süreç başlatılması veya mevcut hukuki süreçlere müdahil olunması için ön çalışmalar yapmak
Kültürel ve Sosyal Etkinlikler Komisyonu
- Üyeler arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi,
- İletişimin güçlendirilmesi,
- Üyelerimizin maddi koşullarını gözeten gezi, piknik vb. etkinlikler düzenlemek,
- Kültür ve sanat alanlarında üyelerimizin de katılım sağladığı etkinlikleri organize etmek veya varolan etkinliklere katılımı koordine etmek,
Örgütlenme ve İletişim Komisyonu
- ÇMO bünyesinde Şube’nin üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmek
- Mühendisler ve Mimarların ekonomik, demokratik ve özlük hakları mücadelesini ve ÇMO örgütlülüğünü daha ileriye taşımak
- ÇMO Ankara Şubesi’nin ve bağlı temsilciliklerin kurumsallaşmasını hayata geçirmek için çalışmalar yapmak, yeni temsilcilik oluşumlarının önünü açmak
- Üyelerin kendilerini geliştirebilecekleri ya da katkılarını anlamlandırabilecekleri Oda çalışma alanları ve mekanizmaları geliştirmek
- Üyelerin çalışma grupları ya da atölyeler oluşturmalarına mekan ve ortam sağlamak
- ÇMO Ankara Şubesi üyelerinin elektronik iletişim listesinin (cmoankara@yahoogroups.com) etkin bir biçimde işletilmesini sağlamak
- İşyeri temsilcilerini belirlemek ve bu temsilcilerle koordinasyonlu çalışmak
- İşyeri ziyaretleri düzenlemek ve iletişim bilgilerini güncellemek
- Konusunda uzman meslektaşlarımızın tespit edilerek bilgi ve birikimlerinin Oda ve üyeler ile paylaşımlarını kolaylaştırmak
- Oda politikalarının üyelere anlatılması ve üye görüşlerinin alınmasını sağlamak
- Mesleki ve toplumsal alanla ilgili panel, söyleşi, sempozyum vb. etkinlikler düzenlemek
Eğitim ve Yayın Komisyonu
- Meslek içi eğitimler ile ilgili önerileri SÜMER kapsamında hazırlamak, yapılan önerileri Şube Yönetim Kuruluna sunmak
- Yeni ilgi ve ihtiyaç duyulan alanlara yönelik açılımlar sağlamak
- Toplumda çevre bilincini oluşturacak çalışmalar yapmak
- Çevre mühendisliği öğrencilerine yönelik atölyeler, yaz okulları, teknik geziler düzenlemek, staj olanakları yaratmak
- Mesleki Bilimsel Çalışma Komisyonu’nun çalışmalarını üyelere aktarmak
- Şube olarak süreli bir yayın organı (bülten) çıkarmak
- ÇMO Ankara Şube internet sayfasının düzenlenmesini ve sürdürülmesini sağlamak
- “Oda Yayın Danışma Kurulu”nda etkin bir şekilde yer alarak Oda yayınlarına (süreli yayın, kitap, sözlük, çeviri vb.) katkıda bulunmak
- Diğer çalışma komisyonlarımızın ürettiği, eğitim çalışmaları, seminer, panel ve benzeri etkinliklerin doküman ve notlarını bir araya getirerek yayınlamak
- Yayın çalışmaları için reklam sağlamak
- Öğrenci komisyonu ile eş güdümlü çalışarak öğrenciler için ulusal ve uluslar arası mevzuat, mühendislik etiği ve yeni bilimsel gelişmeler ile ilgili konularda eğitimler düzenlemek
Mesleki Bilimsel Çalışma Komisyonu
- Yasa, yönetmelik ve yönergeler ile ilgili çalışmalar yapmak
- Bu çalışmaları uzman oldukları alanlara göre (katı atık, hava kirliliği vb.) oluşturulan üye havuzu vasıtası ile farklı çalışma grupları ile bilimsel olarak tartışmak
- Mesleki gelişim ve paylaşımı destekleyen çalışmalar yapmak
Öğrenci Komisyonu
5. Çalışma Dönemi’nde öğrenci üyelerimize özgün ve katılımcı bir biçimde çalışma olanakları sağlamayı sürdüreceğiz. Öğrenci üyelerimize yayınlarımızda ayırdığımız alanı daha da genişletmeye mümkünse kendi yayınlarını çıkarmalarını sağlamaya çalışacağız. Katılımcı yönetim anlayışımızla öğrenci üye komisyonumuzdan gelen önerileri, eleştirileri ve istekleri değerlendirerek; eğitim, seminer, panel, çalıştay, piknik, staj, teknik gezi gibi öğrenci komisyonumuzun düzenleyeceği etkinliklere maddi ve manevi destek sağlanmaya devam edeceğiz..
Yaşama ve Mesleğe Sahip Çıkmaya!...
Sınırlı sayfalara sığdırabilmek amacıyla kısaca bahsettiğimiz dünya, ülke ve kentimiz ile ilgili her bir sorun bizleri doğrudan veya dolaylı olarak etkilemektedir.
Bizler dünyamızı ve ülkemizi tüccar mantığı ile yönetmeye çalışan kapitalist sisteme karşı durmanın, başta meslektaşlarımız olmak üzere tüm ülke halklarına; özgürlük ve zenginlik getireceğine inanıyoruz. Bizler Telekom’u, Seka’yı, Sümerbank’ı ve daha pek çok kurumu satan anlayışa karşı durmadıkça meslektaşlarımız ve ülkemizin refah içinde olamayacağını biliyoruz. Vatandaşına değer vermeyen, ekonomik gerekçeler ile insanlarının anayasada belirtilmesine rağmen eğitim, barınma ve sağlıklı yaşama hakkını elinden alan yönetim erkinin, biz çevre mühendislerine değil %10’luk mutlu azınlığa hizmet ettiğini biliyoruz. Bu gerçeklerden yola çıkarak mesleki örgütlülüğümüz altında toplumun diğer dinamikleri ile birlikte hareket etme gerekliliğini savunuyoruz. Bu sayede ancak parası olanın değil herkesin anayasal haklara (okul, sağlık, yemek, barınma vb.) ve kamusal hizmetlere (ulaşım, altyapı, temiz-sağlıklı içmesuyu, kanalizasyon, atıksu, katı atık vb.) ulaşabileceğini ve herkesin mutlu olduğu bir toplumda çevre mühendisleri olarak bizlerin de mutlu olacağına inanıyoruz. Kısacası bizler, yüzün bir tarafının gülerken öteki tarafının ağlamaması gerektiği gerçeğini savunuyoruz. Bu anlamda;
Savaşı, talanı, sömürüyü, adaletsizliği, ayrımcılığı kutsayan değil, birlikteliği, dayanışmayı, barışı, hakça paylaşmayı düşleyen anlayışımızı toplumsallaştırmak için üyelerimizi birlikte olmaya ve yanımızda yer almaya çağırıyoruz.
Daha Güzel Bir Dünya, Daha Güzel Bir Ankara Düşümüzü Birlikte Gerçeğe Dönüştürme Umudumuzla !
TOPLUMCU ÇEVRE MÜHENDİSLERİ
23 Şubat 2010 Salı
Şube Çalışma Programı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Ana Menü
TARİHÇE
ŞUBE ÇALIŞMA PROGRAMI
ŞUBE BÜLTENİ
EĞİTİMLER
BASIN AÇIKLAMALARI
DUYURULAR
İLANLAR
İLETİŞİM BİLGİLERİ
ŞUBE YÖNETİM KURULU
ŞUBE ÇALIŞMA PROGRAMI
ŞUBE BÜLTENİ
EĞİTİMLER
BASIN AÇIKLAMALARI
DUYURULAR
İLANLAR
İLETİŞİM BİLGİLERİ
ŞUBE YÖNETİM KURULU
